1996 Yılı Röportajı

AHMET MELİK (SES SANATÇISI) 

 

1934 yılında Ankara'da doğdu. İlk, orta, lise ve yüksek tahsilini yine Ankara'da tamamladı. 1953 yılında Ankara Radyosu'na stajyer sanatçı olarak başladı. Ve 42 yıldır bu görevini sürdürüyor.


Ahmet MELİK ile sizler için söyleştik...

RADYO-TELEVİZYON: Kendinize örnek aldığınız bir sanatçı oldu mu?

AHMET MELİK: Evet. Dr. Alaaddin Yavaşça 'yı hala çok beğenerek dinliyorum. O zamanlar da onun gibi olmak için çok çalıştım ama tabi onun gibi olmak kolay değil.

RADYO-TELEVİZYON: Evinizde ne tür müzik dinlersiniz?

AHMET MELİK: Her tür müziği dinlerim. Eğer müzik kaliteli icra edilmişse, o müzik güzeldir. Mutlaka Türk Müziği olacak diye birşey yok. Klasik Batı Müziği'ni de, Afrika'nın tam tam müziği- nide dinlerim. Önemli olan güzel icra edilmiş olmasıdır.

RADYO-TELEVİZYON: Ankara Radyosu size ne ifade ediyor?

AHMET MELİK: Bütün ömrüm Ankara Radyosu'nda geçti. Radyo'ya 18 yaşında girdim. Bugün 60 yaşındayım. Emekli olmak için 5 senem kaldı. Onun üzüntüsü içindeyim. Çünkü hiç bıkmadım.

RADYO-TELEVİZYON: Ses sanatçısı olmak zor bir iş, sesinizi nasıl koruyor,nelere dikkat ediyorsunuz?

AHMET MELİK: Sanıyorum sigara içmiyor olmamın faydası oluyor. Çünkü benden yaşça çok küçük olan bazı arkadaşlarım, sigara yüzünden maalesef solo haklarını kaybediyorlar. Bugün hala solist olarak şarkı söyleyebiliyorsam bunu sigara içmiyor olmama borçluyum.

RADYO-TELEVİZYON: Ses sanatçısı olmak isteyen gençlere neler önerirsiniz, nasıl bir yol izlemeliler?

AHMET MELİK: Öncelikle kendilerinin bu yönde yeteneklerinin olup olmadığını bir uzmana danışarak öğrenmeliler. Çünkü kulak, ritim duygusu ve ses biraraya gelirse başarılı olunur.
Tek başına birinin iyi olması yeterli değildir. Dünyanın en güzel sesi de olsa, ritim duygusu yoksa bir işe yaramaz. Yetenekleri olduğunu öğrendikten sonrada tabiki çok çalışmaları gerekir.

RADYO-TELEVİZYON: Müziğin dışında nelerden hoşlanırsınız?

AHMET MELİK: Futbol maçlarını izlemeyi seviyorum. Fanatik Galatasaraylı'yım. Onun dışında elektronik cihazlarla uğraşmak hoşuma gidiyor. O nedenle sanatçılığımın yanı sıra Radyo'da tonmaysterlik yapıyorum.

RADYO-TELEVİZYON: Herhangi bir enstrüman çalıyor musunuz veya beste çalışmalarınız var mı?

AHMET MELİK: Biraz tambur çalmaya çalıştım. O yıllarda da küçük bir bestem vardı. Ankara Radyosu'nda repertuardadır. Sözleride bana ait, nihavent bir şarkı. "Kalbimdesin, ruhumdasın, nerde olsa yanımdasın". Daha sonra bir-iki denemem oldu ama beğenmedim. Böylece bestecilik yarım kaldı.

RADYO-TELEVİZYON: Okurken çok etkilendiğiniz veya zevk aldığınız bir eser var mı?

AHMET MELİK: Hüzzam makamında bir eser var: "Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım, Gittin artık seni ben nerde bulup, yalvarayım. Bu sözler de, beste de çok hoşuma gider.

RADYO-TELEVİZYON: Makam için böyle bir ayırım yapabilir miyiz?

AHMET MELİK: Hüzzam, hicaz, segah en çok sevdiğim makamlardır. Ama nihavent makamındaki eserleri, sesimede gittiği için daha çok severek okurum. O yüzden bana fantazi Ahmet'de derlerdi.

RADYO-TELEVİZYON: Mesleğiniz özel yaşamınızı nasıl etkiliyor?

AHMET MELİK: Eşimde ses sanatçısı olduğu için herşey daha kolay oluyor. Beraber gelip gidiyoruz. İkimizde çok memnunuz.


RADYO-TELEVİZYON: Repertuarınızda nekadar eser var?

AHMET MELİK: Ankara Radyosu'nun kütüphanesinde yaklaşık olarak yedi bin'nin üzerinde eser vardır. Bu eserlerin sanırım, en az yarısını ezbere biliyorum.

RADYO-TELEVİZYON: Sizin yetiştirdiğiniz sanatçılar var mı?

AHMET MELİK: 1966 devresi dediğimiz arkadaşlar; Selçuk AYGAN, Ela ALTIN, Muazzes ABACI gibi sanatçıların ilk sololarını ben idare etmek şerefine nail oldum. O yıllarda şeflik de yapıyordum. Bu nedenle çok mutluyum.

RADYO-TELEVİZYON: Türk Müziği'nin daha çok dinlenmesi için neler yapılabilir?

AHMET MELİK: Yapılması gerekenler hemen hemen yapılıyor. Bunun dışında Türk Müziği'ne daha fazla birşey yapılamaz. Örneğin, bana göre çok sesli Türk Müziği olamaz. Bu müzik tek sesli haliyle güzeldir.Bütün dünya çok sesliye doğru gidiyor olabilir ama bizim müziğimizi ne kadar sesli yaparsanız yapın, tek seslinin zevkini vermez. Bunu böyle kabul etmek gerekiyor.

RADYO-TELEVİZYON: Radyo-Televizyon Dergisi aracılığıyla dinleyicilerimize iletmek istediğiniz bir mesajınız varmı?

AHMET MELİK: Bütün dinleyicilerimi çok seviyorum. Televizyonun olmadığı dönemde bile bizr dinleyicilerden yüzlerce,binlerce mektup gelirdi. Bu ilgi çok güzel birşey. Şimdi çok fazla kanal var ve üç şarkı öğrenen sanatçı oluyor. Bu bakımdan bizler daha şanslıyız. Ozaman herşey çok daha güzeldi.


RADYO-TELEVİZYON: Teşekkürler...